uzun sure oyuna girmeyince yasanan patch sorunsali…
950 mb diyor! :(
Bekleyecegiz artik.
950 mb diyor! :(
Bekleyecegiz artik.
Tam acik balkon kapisinin karsisindaki kanepede battaniye altinda mayismalik.
Evet tam olarak oyle.
Ben de gunumu acik balkon kapisinin karsisindaki rahat kanepede gunduz battaniyesiz, aksam battaniyeli olarak, kendi kendime mayisarak gecirdim.
Cok huzurluyum.
Yalniz kalmak bazen cok mu cok guzel. 3 saatlik uykularla gecmis bir hafta yasayinca daha da bi guzel.
Ray Bradbury (via melodiexo)
Belki başımıza gelmese normal bir haber gibi takip ederdim ben de, diğer haksız bulduğum durumlara kızdığım kadar kızardım. Ama o balyoz bize de vurdu! Kayıtsız kalamıyorum.
Hiç beklenmeyen bir anda gelen tutuklanma. Ciddiye bile alınmamıştı o güne kadar. O kendinden o kadar emindi ki, önemsemedi. İddianameyi anlattıkça, bulunan ve mahkemeye sunulan çarpıklıklara beraber güldük hatta. Adalete güvenerek güldük. Ama son 13 aydır sadece şaşırıyoruz. Neden arıyoruz. Haberi olmayan bir cd de adı geçti, ateşelik için hazırlık kampında eğitim aldığı sırada görevlendirme yaptı dendi. Ama bize yetmiyor, hala bir neden arıyoruz. Olmayacak olduruldu. Şimdi 15-20 yıl cezası var diyorlar. Bu da oldurulur mu yok yere diye korkuyoruz artık.
13 aydır yok yere bekleyen bir eş, babasından mahrum kalan bir çocuk, onların halini gördükçe daha da çok üzülen aile yakınları. Biz hepimiz boş yere yıparındık yıpranıyoruz! Bizim durumumuzda olan 364 aile daha var ve bizler güvenmediğimiz adaletten mucize bekliyoruz.
Tek anladığım bu ülkede her an başınıza bir şey gelebilir. Aksini ispatlasanız da suçlu olabilirsiniz.. Önemli olan sizin nasıl yaşamanızın istendiği.
Eskiden saati kullanıyordum anlamak için, şimdi takvim üzerinden hesap yapıyorum.
Tam olarak ne beklediğimi bilmeden bekliyorum.
Ama durum böyle olunca ciddiye alınmayan saniyeler üzerime üzerime gelmeye başlıyor.
En savunmasız zamanımda hem de!
Şimdi olduğu gibi.
Fiziksel koşullar uyumak için uygun, ama uykusuzluktan bitkin bedenimle beynim restleşiyor.
Zamana ve yorgunluğa inat içinde bin türlü düşünce döndürüyor.
Ben de onu kitaplarla kandırıp susturucam yine, belki bugün daha erken susar mesela… Hemen yarın olur. Ben de bir günün üzerine daha çarpı atarım saniyelere inat.
Tanıştırayım; Jr. sevgili.
New Yorktan bugün geldi. Kendisi çok cool, özellikle ayakkabılarına bayıldım!! Build a Bear dan özenle doldurulmuş ve söylemesi gereken tek şey olan I love you diyebiliyor. :P
Bu Junior ın büyüğü olan dana, kendine lap dance ısmarlarken gözü gönlü açılınca, bana ‘artık sen de bununla idare et’ demek istedi sanırım. Bunları sonra konuşacağız tabi…
Her neyse bilmeyener için http://www.buildabear.com/. Mağazaları çok eğlenceli. Yurtdışından hediye arayanlar için de süper bir alternatif. Zamanında bende aileme Liberty Bear almıştım New Yorktan. Emin olun almış olmak için alınmış özgürlük heykelciklerinden daha çok beğeniliyor. Avrupada da bir çok ülkede varmışlar ama ben Berlin dışında denk geldiğimi hatırlamıyorum.
Lap dance miş, ayıymış falan neyse de siz siz olun amerikya 21 yaşınızdan önce gitmeyin. Bu mu new york, burası mı yani philedelphia diye dönersiniz. Ya da ikinci gidişinde sevgilinizi tek başına göndermeyin, o kadar yapıcak bir şey bulamaz ki strip club larda bulur kendini. ^^
itiraf: Yazarken bile zerre kadar kıskanma belirtisi yok, iyi mi kötü mü anlamadım. O arkadaşına anlatır gibi anlattı,ben de öyle dinledim.Hatta lap dance için de baya direndiğini söyleyince kızıcaktım nerdeyse nasıl denemedin mi yani diye. Düşününce baya saçma.
Mac a windows kurdum..
Oyun da yukleniyor ama olacaklardan pek emin degilim, umarim verdigim ugrasa deger bir performans saglarim.
Su an emin oldugum tek sey windowsu hiiic ozlemedigim nitekim mac os a alistiktan sonra kullanmak cok zor.
May the force be with me!
Varsa alıcam. Parfümlere karşı ortaya cıkan protest kişiliğimin molotof kokteyli olucak kendisi. Yolda sokakta midemi bulandıran kokuları salan insanların üzerine fırlatmayı düşünüyorum.
Yanlış anlaşılmasın ter vs. kokusu değil derdim. ‘ne pis insanmış! ’ der uzaklaşırsın onların yanından ama parfüm diye iğğğrenç kokuları alan insanları anlamıyorum!! Sanırım bünyem de anlamıyor ki anında baş agrısı ne bileyim bir sıcak basması olarak tepkisini ortaya koyuyor. Ne hikmetse bu koku salangillerin yanında hep bir sevgili oluyor ama. Onları da anlayamıyorum, sadece burunları düşmüştür artık zaten, yanında gezerken kokuyu almıyodur diye tahmin yürütüyorum-umuyorum.
Kısacası bir gün, birine sarımsak kokusu fırlatıp ardından da ‘şimdi güzel koktun!’ diye bağıran biri olursa bilin ki o benim, Kötü parfüm kullananları kovalayan süper kahramansı ismini kullanmayı düşünüyorum. Mottoma afilli bir şey uydurmak için yardımlara açığım.
Ya da body shop beni viral reklamımsı olarak kullansın love isimli parfümlerini fırlatayım. Hem çok uğraşmamış olurum arkamda bi destek olur hem de yaptıkları aşırı zamlara karşılık ben de parfümden bu şekilde faydalanırım.^_^
ps: Sarımsak kokusunu cidden severim. Ağızdan geleni değilde doğradıktan sonra elimde kalan koku gerçekten güzel oluyor… Yani bence. Ya da ben bu koku işinden cidden hiç anlamıyorum.
Destek aldığım ses sanki kalbime dogru bir şeyler üfleyerek konuşuyor. ‘Hiç iyi şeyler değil bunlar’ demek istesem de sessiz kalıyorum. İçimi agırlastırıyor nefes. Esrarın ilk nefesi nasıl anlamadan girer, bi agırlık bırakır içine, öyle işte. Nedenini bile soramadan kaçıp gidiyor sonra. Bir şeyler bırakıp gidiyor sadece. Anlayamıyorum. Bir iç hesaplaşma başlıyor aniden. ‘Ne oldu?’ diyorum kendi kendime, cevap yok.’ Yoksa at üstünden bu hali’ diyorum, tık yok. ‘Duyduğun ses mi sana bir şey yaptı?’ diyorum, cevapsız kalıyor. Cevap var aslında ama söyleyemiyor sanki öyle hissettiriyor, biliyorsun der gibi bakıyor.’Neden benden duymak istiyorsun bildiğin şeyleri’ diyor. Ben de susuyorum. İçimdeki ağırlıkla beraber kaçıyorum ordan. Kaçmak geliyor sadece içimden çünkü cevap verirsem pişman olmaktan korkuyorum. Ağırlığı taşımak daha kolay geliyor. O parçamı orada, bütün bildikleriyle bırakıyorum. Arada ortaya çıkacağını bile bile cevap verip tamamen yok edemeden bırakıyorum. Tek bir şeye güveniyorum; zaman. Pes edip gider diye savaşmayı erteliyorum. Ağırlığımı sırtlıyorum sadece. Desteğime dayanarak yine. İçime bütün ağırlıkları üfleyen desteğe. Bu kısır döngünün nasıl kırılacağını biliyorum ama, sadece zamana ihtiyacı var, dediğim gibi bir tek ona güveniyorum.
Led Zeppelin- Babe I’m Gonna Leave You
Mümkünse arkada kalmasın, kulaklıkla dinlensin.
(Source: rockandrolldude)
(Source: eskiesvaplarim)
Gunumu mahvetti!
Simdi ben;
Sabah onu ararken,saatinde hazir olmama ragmen, dersi kacirigima mi uzulsem?
Daha 5 gun once aylik yaptirdigima mi uzulsem?
Okula gidisimin ogrenci akbiliyle bile 6 liraya falan denk geldigi gercegine mi aglasam?
Yoksa tam akbil kullanmak yerine ayni parayla, haftanin en onemli gununu secip sadece o gun okula taksiyle mi gitsem?
Bana son secenek su anda cok mantikli geliyor..
| x yabancı kişisi: | Saçınızın rengi çok güzel.. |
|---|---|
| ben: | Teşekkür ederim. (yine beğeniyolar,ihi) |
| x yabancı kişisi: | Tenine gitmiş, çok yakışmış. |
| ben: | Teşekkürler.. (tanınmayan insanla diyalog gereksiz uzuyor, kaç) |
| x yabancı kişisi: | Ne renk oluyo bu? |
| ben: | tarçın bakır adı. (yeter) |
| x yabancı kişisi: | hımm,çok güzel değiştirme sen bunu.. |
| ben yüzüne söylemek istesem de içimden: | siz dediniz ya değiştirmem tabiy. |
| ve kabus soru hep geliyor. | |
| x yabancı kişisi: | hürrem rengi bu mu oluyo? |
| sac rengınden anında soguyan ben: | hürrem ?!!!?? |
| yine içimden ben: | yok, hürrem, biz, şaç, hürrem saçı nee?, ne alakası var?, 15 ton farklı göz var nizam var! -error- |
| ps: | nedense 3 yıllık saç rengim 6 aydır felan daha çok beğenilir oldu. Hürrem saçımın popisini arttırdı. Saçım kıvırcık olduğundan kendimi bildim bileli saçım bi beğenilir ama bu yolda sokakta geçen diyalogda hürrem işin içine girdiğinden beri ben de yerin dibine geçiyorum.. |
| Önce garantinin bonus reklamı yaktı beni kıvırcık saçımla bonus oldum, bütün kıvırcıklar olduk, şimdi hürrem geldi, bütün turuncuların saçı hürrem saçı oldu. İsyeaan popüler kültüre! |